31 Ekim 2012 Çarşamba
23 Eylül 2012 Pazar
Alt yapı - Gaziantep Güllecisi, Beşiktaşın çocuğu, İyi beşiktaşlı Vs.
Orhan Güllenin güllesi herhalde aklımızı başımıza getirecek bir darbe olmuştur diye beklenti içine girdim. Altyapıdan aldığımız darbe ile belki artık daha sahiplenici olmamız gerektiğini görürüz. Üç beş kuruş için gençlerimizi kaybetmek, altyapıda görev yapan hocaların emeklerine saygı gösterilmediğini göstermektedir. Ağır bir eleştiri olabilir ama kendi madenlerimizi başkalarına işletmekten daha aciz olmak var mıdır? İşte bu 3 dakika içinde yediğimiz golün analizi böyle yapılırsa en azından bundan sonrakiler için umut ışığı doğar.
Gaziantep maçı bize öyle bir görüntü verdi ki iki farklı maç gibi iki yarı izledik. İlk yarı oynayan Beşiktaş ile ikinci yarı oynayan Beşiktaş arasındaki 7 farkı bul deseler izleyen herkes birbirinden farklı 7 örnek çıkartır. Maçta benim gördüğüm değişikliklerin tamamı sahadaki oyunla ilgisi yoktu. Erkan Kaş'ı alırken Holosko'yu çıkartmak, Olcay yerine Oğuzhan tercihi, ayrıca Fernandes ile Batuhan bunların tamamı sahadaki oyunu görüp analiz edemeden yapılan değişiklikler. Maç boyu süren Uğur Boral'ın kötü oyunu ve kanadındaki boşluğu gören Hikmet hoca 2. yarı burayı mükemmel derecede kullanması, ardından Hilbert'in arkasında sarkmayı başaran Turgut Doğan ve koordinasyonsuz bir şekilde savunma yapmaya çalışan Beşiktaş, ikinci yarı başında Sousa'nın golü. Takım birden panikleyerek fizik gücünün etkisiyle telaşla saldırmasını sağladı fakat oyunu tutacak bir Olcay sahada olmalıydı. Hatta Holosko'nun çıkmasıyla yerine Oguzhan girerek orta sahaya daha direnç katacaktı. Uğur yerine Erkan Kaş soldaki açıklarda enerjik bir şekilde karşılayabilir hatta Escude'yi oyuna almak bile takımdaki telaşı tecrübe ile kapatmayı sağlayabilirdi.
Samet Hocamızın vizyonu açısından zayıf kaldığını gördük ama bunlar zaten bizim beklediğimiz şeylerdi, İyi Beşiktaşlı olmak yetmiyor işte ilk mağlup olduğumuz maçta böyle yazmak gerçekten zor ama hazır herkesin beklentisi çok aşağı çekilmiş en azından vizyonu geniş bir hocayla başlayarak uzun vadeli başarıya kanalize olunabilirdi. Sağlık olsun yinede hocadan bağımsız sahada yürekten oynayan muhteşem adamlar var ve bunu görüp davula yüklenip orada sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar diyenlerimiz var olduğu sürece bizim Beşiktaş'ımız küllerinden doğacaktır...
Gaziantep maçı bize öyle bir görüntü verdi ki iki farklı maç gibi iki yarı izledik. İlk yarı oynayan Beşiktaş ile ikinci yarı oynayan Beşiktaş arasındaki 7 farkı bul deseler izleyen herkes birbirinden farklı 7 örnek çıkartır. Maçta benim gördüğüm değişikliklerin tamamı sahadaki oyunla ilgisi yoktu. Erkan Kaş'ı alırken Holosko'yu çıkartmak, Olcay yerine Oğuzhan tercihi, ayrıca Fernandes ile Batuhan bunların tamamı sahadaki oyunu görüp analiz edemeden yapılan değişiklikler. Maç boyu süren Uğur Boral'ın kötü oyunu ve kanadındaki boşluğu gören Hikmet hoca 2. yarı burayı mükemmel derecede kullanması, ardından Hilbert'in arkasında sarkmayı başaran Turgut Doğan ve koordinasyonsuz bir şekilde savunma yapmaya çalışan Beşiktaş, ikinci yarı başında Sousa'nın golü. Takım birden panikleyerek fizik gücünün etkisiyle telaşla saldırmasını sağladı fakat oyunu tutacak bir Olcay sahada olmalıydı. Hatta Holosko'nun çıkmasıyla yerine Oguzhan girerek orta sahaya daha direnç katacaktı. Uğur yerine Erkan Kaş soldaki açıklarda enerjik bir şekilde karşılayabilir hatta Escude'yi oyuna almak bile takımdaki telaşı tecrübe ile kapatmayı sağlayabilirdi.
Samet Hocamızın vizyonu açısından zayıf kaldığını gördük ama bunlar zaten bizim beklediğimiz şeylerdi, İyi Beşiktaşlı olmak yetmiyor işte ilk mağlup olduğumuz maçta böyle yazmak gerçekten zor ama hazır herkesin beklentisi çok aşağı çekilmiş en azından vizyonu geniş bir hocayla başlayarak uzun vadeli başarıya kanalize olunabilirdi. Sağlık olsun yinede hocadan bağımsız sahada yürekten oynayan muhteşem adamlar var ve bunu görüp davula yüklenip orada sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar diyenlerimiz var olduğu sürece bizim Beşiktaş'ımız küllerinden doğacaktır...
7 Mart 2012 Çarşamba
Bir Beşiktaş Klasiği mi oluşmaya başladı ?
Mendes ve haramilerinden kurtulmak gerçekten zor. Özellikle klübün mali denetimlerinde bu adamların bonservislerine kaç milyon avrolar yazıldığı düşünülürse, bu pirinçten taş ayıklamak hayli zor gözüküyor.
Şirket teknik olarak iflas etmiş durumda!Sadece kendi reklamını ve sosyal çevresini genişletmek adına kulübü ve kaynaklarını talan edecek bir adam gelme ihtimali yüksek, aklı selim, sadece işini yapacak, hoşgörülü, demokratik, attığı adımların hesabını verecek, vicdan sahibi bir kişinin aday olacağını sanmıyorum.
Eski Başkan tutarsızlıklarına bir yenisini daha ekledi, alacaklarından vazgeçiyor, ama senet alıyor. Alacak garantisi elinde. bugüne kadar yaptığı hiçbir icraattan sorumlu olmadan ibra edildi ve gitti.
Yazacak bişey bulamıyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)